MUSİKİMİZDE İZ BIRAKAN GÜFTEKÂR VE BESTEKÂR PARLAMENTERLER
- Stok Durumu: 454
- Ürün Kodu: 978-625-96984-8-9
- Yayınevi: Liman Kültür Yayınevi
- Yazar Adı: Ruşen Işın
- ISBN: 978-625-96984-8-9
- Toplam Sayfa: 378
- Basım: 1
- Kitap Dili: Türkçe
- Cilt:Karton Kapak
- Kitap Boyutu: 19,5x27,5
- Yıl: 2026
- Yayın Tarihi: 17/04/2026
Musiki His'tir, Duygudur. Milli Musikimizde Türk halkının
his ve duygularını; "Türk Sanat
Musikisi" ve "Türk Halk
Musikisi" olarak yansıtmıştır.
Yer: Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu
Belge: TBMM Tutanaklar dergisi
Konu: Türk Musikisi
Tarih: 13.05.1940
Ankarada Kurulması düşünülen konservatuar okulu eğitim konusu tartışılmakta.
Hatip : Osman Şevki Uludağ (Konya Milletvekili)
- 1934 yılında 2541 sayılı
kanunla Ankara'da Milli Musiki Akademisi kurulmuştu. Bu kanun daha sonra
flarmonik orkestraya uyumu sağlanmış sanat musikisi kısımları esaslı surette
değiştirilmişti. Şimdi çıkartılmak istenen bu kanunda milli musikiyi işlemek ve
yükseltmek ve yaymak. Bu kanunda bu kaydı görememekteyiz.
Hatip : Süreyya Örgeevran (Bitlis Milletvekil)
- Arkadaşlar musiki ilim ve
fenni hakkındaki Türk ve Gayri Türk
alimlerinin, teknisyenlerinin sözlerinden, kitaplarından okuyup öğrendiğimize
göre anlıyoruz ki; musiki de çok önemli. Resim gibi, edebiyat gibi,yüksek
sanatlar içerisinde, bir milletin ruhuyla, terbiyesiyle, tahassüsü ile çok
alakalı. Doktorluğun, mühendisliğin, askerliğin milliyeti yoktur fakat resmin,
musikini, edebiyatın muhakkak ki milliyeti vardır.
Hatip: Rasih Kaplan (Antalya Milletvekili)
- Tarihi kadar eski bir
medeniyeti olan Türk Milletinin
elbette dünya milletleri arasında, tarihteki milli mevkiine yaraşır bir dil ve
bir de musikisi vardır. Kendimize ait olanı hakir görmeye alışırsak, çok fena
bir yola girmiş oluruz. Edebiyatımız acem istilasında, Arap istilasına
uğramazdan evvel sırf bir Türk edebiyatıydı. Fakat Acem siyasilerinin saraya
sokulduktan sonra, Arapların saraylarda mühim mevkiiler tuttukları zamandan
sonra dilimiz üzerinde çok tahribat yapmışlar, mütemadi telkinlerle bizi
dilimizin aleyhine sevk etmişlerdir. Biz bu gün milli devleti kurduktan sonra,
sahadaki yanlış yolları ve hareketleri ıslah ederken ikinci bir yanlışlığa
doğrudan adımlarımızı atmaktayız. Türk edebiyatı ve Türk musikisi bu günde Frenk
mukallitliğine kurban gidecek gibi görülüyor. İlim alınır, hiz ve duygu
alınamaz. Musiki His'tir, Duygudur, İlim değildir. satın alınamaz...
İşte yetmiş yıl evvel parlamentoda musikimizin geleceği tartışılıyorken yıl 2026 maalesef Milli Musikimiz batı musikisi, arabesk ve pop müzik arasında sıkışıp kalmıştır.
Parlamentoda görev yapan milletvekillerimiz yüksek bir stres altında zaman zaman kavgalar içerisinde görev yapmaya çalışmaktadırlar. Halbuki onlarında duygu dolu yaşamları ve sevgi dolu hisleri mevcuttur.
Cumhuriyet döneminden bu güne kadar görev yapan milletvekillerinin kaleminden çıkmış ve dillerden düşmeyen en güzel şarkılar, musiki dünyamızda yerini almıştır.
İşte bu kitapta eserlerin tamamını görmek, musiki şinas insanların yaşam öykülerini okuma imkanı bulacaksınız.
Yorumlar
Yorum Yapınız